2.OLAĞAN GENEL KURUL İLANI

1- Sendikamız Yönetim  Kurulunun  12.006.2015 tarih ve  77 sayılı    Kararı doğrultusunda (BELBİRSEN)Türkiye Demokratik Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikasının 2.Olağan  Genel Kurulu toplantısı  25. 08 2015 cumartesi günü  ve 26.08 2015 Pazar günü ” İslambey Mahallesi Zekai Dede Sokak No:13-1 Eyüp/İstanbul” adresinde aşağıda yazılı gündemle  yapılacaktır.
2-İlk toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde, 2.toplantı 01-02.09.2015  tarihlerinde aynı yer ve saatte çoğunluk aranmaksızın  aşağıdaki gündemle   yapılacaktır.

Genel Kurul Üyelerine  ilanen duyurulur

YÖNETİM KURULU

GÜNDEM
I-Genel Kurul Cumatesi Günü saat:14.00 da başlayacak,

GÜNDEM
I-Genel Kurul Cumatesi Günü saat:14.00 da başlayacak,

1-Açılış ve Divan oluşumu

2-Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun,okunması,oylanarak ibrası,

3- Denetim kurulunu raporunun okunup, oylanarak ibrası,

4-Yeni dönem tahmini Bütçesinin  görüşülmesi ve oylanarak kabulü,

5-Yönetim Kuruluna  yetkisi verilmesi,

6-Tüzük değişikliğinin oylanması

7-Seçim  Listelerinin ilanı,Başkan adaylarının konuşması,

8-Dilek ve Temenniler.

II-Pazar Günü saat:09.00-17.00 arası;

Zorunlu Organların Seçimi.

Reklamlar

SENDİKA NE DEĞİLDİR

BELBİRSEN

SENDİKA NE DEĞİLDİR?

Sendikanın ne olduğu sorusunun cevabı, NE OLMADIĞI sorusuna verilecek cevaplarla daha iyi anlaşılmaktadır.

Sendika, üyelerinin her ay ödedikleri ?üyelik ödentisi? karşılığında belirli bazı işleri üyeler adına yapan bir ?ticari kuruluş? örneğin ?bir şirket? değildir. Çünkü, sendikanın çeşitli organlarında görev ve sorumluluk almış olan temsilciler ve yöneticiler ?kar elde etmek? üzere değil, ?emekçilerin birliğini ve mücadelesini geliştirmek? için oraya seçilmişlerdir.

Sendika, üyelik ödentisi veren işçileri-emekçileri belirli durumlarda savunan bir ?avukat? değildir.

Üyelik ödentisi de ?vekalet ücreti? değildir.

Çünkü, müvekkilin avukata karşı görevi gerçeği söylemek ve savunma hizmeti karşılığında ?avukatlık ücretini? ödemektir. Oysa ki, sendika üyesinin görevi ?üyelik ödentisi? ödemekle bitmez, onunla başlar.

SENDİKAL MÜCADELE;

ÇALIŞANLARIN PASİF BIRAKILARAK, SADECE BİRKAÇ YÖNETİCİNİN AKTİFLEŞTİĞİ, ÇALIŞANLAR ADINA VE ONLARA RAĞMEN YAPILAN,

MEDYATİK VE GÖSTERMELİK HAK SAVUNUCULUĞU DEĞİLDİR.

Çünkü, sendika amaçlarını ancak üyeleri olan işçilerin-emekçilerin örgütlü gücüyle ve ortak mücadelesiyle gerçekleştirebilir.

SENDİKA;

İŞÇİ-EMEKÇİ ÇALIŞANLARIN BİRLİĞİ, İŞYERLERİNDE VE HAYATIN HER ALANINDAKİ ÖRGÜTLÜ GÜCÜNÜN VE…

View original post 361 kelime daha

SENDİKA

SENDİKA;

Sanayi devrimiyle birlikte sayıları hızla artan işçilerin, uzun çalışma saatleri ve ağır çalışma koşullarına karşı birlikte mücadele etme ihtiyacından doğmuştur. Sendikalar; işçilerce sermayeye ve sömürüye karşı oluşturulan BİRLİK, MÜCADELE, DAYANIŞMA örgütleridir.

Çalışanların ortak haklar, ortak talepler ve ortak sorunlar etrafında birleşmesiyle ortaya çıkan bu örgütler, zaman içerisinde kitleselleşip genişleyerek, ağır çalışma koşulları ve uzun çalışma saatleri başta olmak üzere, emek sömürüsünü önemli derecede sınırlandırmışlardır.

Ayrıca sendikal mücadele ile Günlük 8 Saatlik Çalışma Hakkı, Anayasal Sendika Hakkı, GREV ve Toplu Sözeşme Hakkı, Sigorta Hakkı, Emeklilik Hakkı, Kıdem Tazminatı Hakkı, Dinlenme Hakkı, Yol-Yemek, Yakacak, Gıda, Kreş vb. gibi önemli haklar ve kazanımlar sağlanmıştır.

Geçmişten bugüne kadar sürdürülen mücadelede ile çalışanlar daha iyi ücret, daha iyi çalışma ve yaşam koşulları için pek çok mücadeleler vermişler, bunun karşılığında önemli haklar da kazanmışlardır.

Bu günde bu mücadele devam etmekle birlikte  özellikle memur sendikaları üyelerinin haklarını savunmanın yanı sıra siyasi,hukuki, toplumsal, ekenomik ve ülkenin kalkınması ile ilgili konularda da çalışma yapmalıdır.

SİZLERİN DESTEĞİ

Mevlana, ‘Dün, dünde kaldı cancağızım. Şimdi yeni bir şeyler söylemek lazım’ demiş. Evet arkadaşlarım… yeni şeyler söylemek lazım…

“Her bGörseliri ayrı bir deneyime sahip arkadaşlarımla Belediye ve Özel İdare Çalışanlarına hayırlı ve iyi hizmetler yapacağımıza inanıyorum”

  Belediye ve Özel İdare Kamu çalışanlarına  Hizmet etmeyi esas alan, İnsan ve sevgi merkezli sendikal hedeflerimiz, Daima Belediye ve Özel İdare Kamu  çalışanlarının yanında olmayı kendine ilke edinmiştir.Türkiye Belbirsen Sendikamız gücünü sizlerin desteğinden almaktadır. Bu güç ve inançla yoluna devam etmekte ve nice zorlu olayların üstesinden sizlerin desteği sayesinde gelmektedir.

GENEL BAŞKAN ANAYASA PLATFORMUNDA

Genel Başkan Anayasa Platformunda

[/captio

Genel Başkan Muzaffer Kala,(TOBB)Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından organize edilen ANAYASA PLATFORMUNA katıldı.

Belbirsen Genel başkanı Muzaffer KALA,İstanbul Ataköydeki Sinana Erdem spor kompleksinde (TOBB) tarafından oganize edilen.Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek,eski Meclis başkanı ve antalya Milletvekili Mehmet Ali Şahin,TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıkoğlu ve Muhalafet partilerinini Grub başkan vekillerinin de katıldıkları Anayasa Paltformuna katıldı.Platforma,İstanbulda faaliyette bulunan tüm sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yanısıra her esnaf grubunda ve halk kesimlerinde kişiler katıldılar.

SENDİKA NE DEĞİLDİR

SENDİKA NE DEĞİLDİR?

Sendikanın ne olduğu sorusunun cevabı, NE OLMADIĞI sorusuna verilecek cevaplarla daha iyi anlaşılmaktadır.

Sendika, üyelerinin her ay ödedikleri ?üyelik ödentisi? karşılığında belirli bazı işleri üyeler adına yapan bir ?ticari kuruluş? örneğin ?bir şirket? değildir. Çünkü, sendikanın çeşitli organlarında görev ve sorumluluk almış olan temsilciler ve yöneticiler ?kar elde etmek? üzere değil, ?emekçilerin birliğini ve mücadelesini geliştirmek? için oraya seçilmişlerdir.

Sendika, üyelik ödentisi veren işçileri-emekçileri belirli durumlarda savunan bir ?avukat? değildir.

Üyelik ödentisi de ?vekalet ücreti? değildir.

Çünkü, müvekkilin avukata karşı görevi gerçeği söylemek ve savunma hizmeti karşılığında ?avukatlık ücretini? ödemektir. Oysa ki, sendika üyesinin görevi ?üyelik ödentisi? ödemekle bitmez, onunla başlar.

SENDİKAL MÜCADELE;

ÇALIŞANLARIN PASİF BIRAKILARAK, SADECE BİRKAÇ YÖNETİCİNİN AKTİFLEŞTİĞİ, ÇALIŞANLAR ADINA VE ONLARA RAĞMEN YAPILAN,

MEDYATİK VE GÖSTERMELİK HAK SAVUNUCULUĞU DEĞİLDİR.

Çünkü, sendika amaçlarını ancak üyeleri olan işçilerin-emekçilerin örgütlü gücüyle ve ortak mücadelesiyle gerçekleştirebilir.

SENDİKA;

İŞÇİ-EMEKÇİ ÇALIŞANLARIN BİRLİĞİ, İŞYERLERİNDE VE HAYATIN HER ALANINDAKİ ÖRGÜTLÜ GÜCÜNÜN VE ORTAK MÜCADELESİNİN ADIDIR.

Sendika üyelerinin, işçilerin-emekçilerin bugün ve gelecekte daha insanca, daha iyi koşullarda çalışıp, yaşayabilmeleri için uğraş vermekle beraber bir ?sigorta şirketi? değildir. Çünkü, sigorta şirketlerinin işlevi ?bireyin? geleceğini çeşitli tehlikelere karşı ?güvence? altına almaktır.

Oysa ki, işçilerin-emekçilerin birliğinden başka gücü olmayan sendikalar, tek tek işçilerin-emekçilerin ?bireysel? güvenliğini ve esenliğini sağlamayı değil, mücadele etmeyi, hak ve özgürlük elde ederek bugünü ve geleceği tüm işçiler ve emekçiler için daha yaşanılası kılmayı amaçlar.

Geleceği bir yana bıraksak da sadece bugünü daha yaşanılır hale getirmek bile sendikaların siyaset yapması, bazı siyasal konu ve sorunlarla ilgilenmesi, kısaca bazı siyasal talepler için mücadele etmesi demektir. Daha yalın bir ifadeyle ?sömürüye karşı mücadele etmesi? demektir. Daha iyi ve daha yaşanılır bir hayatı amaçlayan sendikaların kuruluş ve varlık gerekçeleri ister istemez sendikal taleplere bir siyasal nitelik kazandırıyor.

Ne var ki, tüm bunlara karşın sendika bir siyasal parti değildir.

Hukuk sorunları, vergi politikaları, sosyal güvenlik sistemi, sağlık ve eğitim, ulaştırma ve haberleşme hizmetlerinin durumu, tarım, hayvancılık ve madenciliğin durumu? Tüm bunlar siyasal sistemle ve kararlarla biçimlendiğine ve bunların her biri işçilerin-emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarını etkileyip, belirlediğine göre, sendikalar siyasal bir dünyanın içindedir. Suyun dışında bir balık düşünülemeyeceği gibi, siyasal hayatın dışında bir sendika da düşünülemez. Dolayısıyla sendika ülkedeki ve dünyadaki siyasal sorunlarla da ilgilenir. Bu ilginin biçimi ve düzeyi döneme, ülkeye ve topluma göre değişiklik gösterebilir.

Ancak, sendikaların iki yüz yıla yaklaşan tarihinin gösterdiği bazı gerçekler vardır ki, her toplum ve ülke için, her dönem geçerliliğini koruyacak doğrulardır. Sendika, sömürücü sermayeye ve düzenine karşı beden ve düşünce emekçilerinin örgütlü gücünü simgelediği için, siyasal olarak sömürücü sermaye sınıfının karşısında ve onun her tür biçim ve görünümüne karşı bağımsız olmalıdır.

Öte yandan sendika, sömürücü sermayeye karşı beden ve fikir işçilerinin-emekçilerin hak ve çıkarlarını savunan, destekleyen, hatta onlar adına iktidar mücadelesi veren siyasal partilerle, kuruluşlarla çeşitli düzey ve biçimlerde ilişkiler içinde olsa da örgütsel bağımsızlığını özenle korumalıdır. Aksi takdirde ne demokratik bir sendikal işleyiş kurulabilir, ne de beden ve düşünce emekçilerinin yönetme kabiliyetlerinin özgürce gelişmesi mümkün olur.

Ayrıca, sermaye sınıfının siyasal ve ideolojik denetim altında tuttuğu, bunun için her yola başvurduğu beden ve fikir işçilerinin-emekçilerin birliğinin, sınıf kardeşliğinin sağlanması mümkün olmaz. Ortaya çıkan siyasal rekabet yine sermayenin çıkarlarına hizmet eder.

DESK VE BELBİRSEN’den Aydın Özel İdareye Ziyaret.

Türkiye Demokratik Sendikalar Konfederasyonu (DESK) bağlı DİN-BİR-SEN Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Çelik, Aydın İl Genel Meclisi Başkanı Hayri Güleç ve Özel İdare Genel Sekreteri Halil İbrahim Aktemur’u ziyaret etti.

DİN-BİR-SEN Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Çelik, DESK İzmir İl Başkanı Serkan Asil ,Ulaştırma Faal Sen İzmir İl Başkanı Sinan Yaşar ile birlikte bu sendikalara bağlı yetkililer Aydın İl Genel Meclisi Başkanı Hayri Güleç ve Özel İdare Genel Sekreteri Halil İbrahim Aktemur’u ziyaret etti.

Sendika tarafından gerçekleşen kalabalık bir ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Halil İbrahim Aktemur, “Türkiye’deki memurlara, yeni bir oluşum bir oluşum umut ve yeni bir ışık olur inşallah. Demokrasinin vazgeçilmez unsurları nasıl siyasi partilerse, bu demokrasinin altını dolduran vazgeçilmez unsurların en başında da sendikalaşma geliyor. Toplumun çalışanları işçi olur veya memur olur bu demokratikleşmede samimiysek bu kurumları gelişmesi ve güçlenmesi ve rekabet edebilir hale gelmesi için her türlü zemini hazırlamak gerekir diye düşünüyorum” dedi.

İl Genel Meclisi Başkanı Hayri Güleç de, “Sendikalar demek olmazsa olmaz demektir. Bizim düşünce yapımızda sivil toplum örgütlerinin içinde en önemlilerinden biri demektir. Asli görevleri işçi ve memurların haklarını savunmak ve sosyal anlamda refah seviyelerinin yükselmesinde öncü olmaktır. Bu konuda da ne kadar başarılı ne kadar başarısız Türkiye’de tartışılır. Bizim gönlümüzden geçen Türkiye’de çalışanların hakkının verilmesinden yanadır” diye konuştu.

AYDIN VALİSİNİ MAKAMINDA ZİYARET

(DESK)Türkiye Demokratik Sendikalar Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Serkan Asil,Belbirsen İl Başkanı Mehmet SOYKAN ve yönetim Kurulu ile Konfederasyona üye diğer sendikaların başkan ve yöneticilerinden oluşan ekip Vali Kerem Al’ı makamında ziyaret etti.

Vali Sayın Kerem Al’a nezaket ziyaretinde bulunan ekip, Konfederasyonun kuruluşu, üye sendikaların sayısı ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Kişileri ve kurumları ötekileştirmeden, her kesime eşit mesafede durduklarını ifade eden İzmir İl Başkanı Serkan Asil, dürüst sendikacılık ve haklının yanında haklı olunan her konuda sonuna kadar cesurca gidebilecek bir sendikal yapıya ve düşünceye sahip olduklarını belirtti.

Vali Sayın Kerem Al, demokratik ülkelerde Sendikaların önemli roller üstlendiklerini ifade ederek, Konfederasyon yönetimine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.

Aydın İlimizde DESK Rüzgarı esti…

Ege Bölgesinden kalabalık DESK heyeti Aydın Desk İl Başkanlığının organize ettiği ziyaret ve katılım töreni için düzenlenen programlara katıldı. Programda Aydın Valisi Sayın Kerem AL, Aydın Belediye Başkanı Sayın Özlem Çerçioğlu, Aydın İl Özel İdare Genel Sekreteri Halil İbrahim Aktemur ve İl Genel Meclisi Başkanı Hayri Güleç’i makamlarında ziyaret etti.Çalışanlarımız yerlerinde ziyaret edilerek sorunları not edildi. Programa Din Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Çelik, DESK ve Demokratik Ofis-Sen İzmir İl Başkanı Serkan Asil, Dem-Toç-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ceyhun Şensöz ve Muğla İl Başkanı Mehmet Sungur, Din-Bir Sen Aydın İl Başkanı İbrahim Keskin, İl Sekreteri Raşit Duman, İl Teşkilatlandırma Sekreteri Haydar Darıcı, İl Eğitim Sekreteri Yunus Özçıtmaz, Ulaştırma-Faal Sen Genel Başkan Yardımcısı Sinan Yaşar, İl Eğitim Sekreteri İbrahim Umaç ile İl Sekreteri Celal Adıyaman katıldı. DESK ve Demokratik Ofis-Sen İl Başkanı Mahmut Kırlıoğlu, Bel-Bir-Sen Aydın Şube Başkanı Mehmet Soygan’ı ve İl Sekreteri Güngör Taşocak, İl Mali Sekreteri Hakan Kayalı, Sosyal İşler ve Eğitim Sekreteri Coşkun Özkan ve İl Teşkilat Sekreteri Ali Akmeşe’yi basına tanıttı.

Aydın Valisi Kerem AL’ı makamında ziyaret

DESK Heyeti Vali Kerem Al’ı makamında ziyaret etti. Vali Kerem Al’a nezaket ziyaretinde bulunan ekip, Konfederasyonun kuruluşu, üye sendikaların sayısı ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Kişileri ve kurumları ötekileştirmeden, her kesime eşit mesafede durduklarını ifade eden DESK İzmir İl Başkanı Serkan Asil, dürüst sendikacılık ve haklının yanında haklı olunan her konuda sonuna kadar cesurca gidebilecek bir sendikal yapıya ve düşünceye sahip olduklarını belirtti. Vali Kerem Al, demokratik ülkelerde Sendikaların önemli roller üstlendiklerini ifade ederek, Konfederasyon yönetimine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Başkan Çerçioğlu; “şiir Okuduğu İçin İnsan Cezalandırılmamalı”
Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, makamında ziyaret edilerek kısa süre önce geçirdiği trafik kazasından dolayı geçmiş olsun temennileri sunuldu. Başkan Çerçioğlu “Geçmişte insanların şiir okumasından dolayı cezavine girmelerini yanlış buluyorum” dedi. Türkiye’de ilk defa kamu çalışanlarının bu kadar uzun bir süredir zam alamadığını dile getiren Demokratik Ofis-Sen Aydın İl Başkanı Mahmut Kırlıoğlu, “Kişileri ve kurumları ayrıştırmadan kavga etmeden sendikacılık yapma niyetindeyiz. Büro, Diyanet ve vakıf, Tarım ve Orman, Ulaşım, Eğitim, Sağlık, Özel İdare ve Yerel Yönetimlerden oluşan işkollarında Türkiye genelinde örgütlüyüz.” dedi. Demokratik Ofis-Sen İzmir İl Başkanı Serkan Asil de, “Sendika ağalarını yok etmek istiyoruz. Çünkü kamu çalışanları Türkiye’de ilk defa 18 aydır zam alamamış durumda sendikalar bunun bedelini ödemek zorundadır. Bütün sendikalar çok sessiz kimse sesini çıkarmıyor bizler, kamu çalışanlarının özlük haklarının iyileşmesi için çalışacağız” diye konuştu.
“Sadece Başbakan için değil Genel için Yanlış”
Örgütlü toplumun her zaman iyi olduğunu söyleyen Başkan Çerçioğlu ise, geçmişte insanların düşünce suçundan veya şiir okumasından dolayı cezaevine girmelerini yanlış bulduğunu belirterek, “Türkiye’nin daha hızlı bir şekilde örgütlü hale gelmesi gerektiğini inanıyorum. Avrupa Birliği ülkelerine ve gelişmiş ülkelere baktığımızda hepsi örgütlü toplumlar. Onun için Türkiye’nin bu yolda daha çok adımlar atması gerektiği inancındayım. Sivil toplum örgütleri ve sendikalar özgürce düşüncelerini fikirlerini söyleyebilmeliler. Altını çizerek söylüyorum; geçmişte yapıldı şimdi ve gelecekte yapılırsa da yine yanlış. Sayın Başbakanı kastederek söylemiyorum, genel olarak söylüyorum. Geçmişte insanlar düşüncelerinden, dolayı şiir okumasından dolayı cezaevine girdi. Bu yanlış. Düşüncelerinden dolayı insanlar cezaevine girmemeli” şeklinde konuştu.
Geçmişte olduğu gibi bundan sonrada insanların düşünce suçundan dolayı cezalandırılmasının doğru olmayacağını savunan Çerçioğlu, şunları söyledi: “Bu olmaması gereken bir şeydir ve bunu demokratik bulmuyorum. Bugün de yine düşüncelerinden dolayı cezaevinde olan ve tutukluluk süreleri 3 yılı geçmiş olan kişilerin cezaevinde olmalarını da yanlış buluyorum. Türkiye’de insanlar düşüncelerini özgürce söyleyebilmeli. Bu düşüncelerinden dolayı insanlar tutuklanmalı, cezaevine girmemeli. İnsanlarımız ötekileştirilmemeli